İstanbul’da yaşanan olayda, bir kuyumcu işletmesinde kuryelik yapan Deniz Beşli, 380 gram altını taşıdığı sırada sırra kadem bastı. Beşli’nin kullandığı motosiklet ise terk edilmiş olarak bulundu.
Kağıthane’de Nakil Sırasında Kayboldu
Olay, 20 Temmuz tarihinde Kağıthane ilçesindeki bir kuyumcuda gerçekleşti. Yaklaşık bir yıldır Şişli’deki bir kuyumcuda kurye olarak çalışan Deniz Beşli, daha önceki gün Kağıthane’deki bir başka kuyumcudan, piyasa değeri 2 milyon 300 bin lira olan yaklaşık 380 gram altını teslim aldı. Bu ziynet eşyalarının başka bir adrese nakledilmesi gerekiyordu.
Ancak, altını teslim aldıktan sonra yola çıkan kuryeden bir daha haber alınamadı. İddialara göre, kuryenin nakil işlemi için kullandığı motosiklet daha sonra terk edilmiş bir vaziyette bulundu.
Kuyumcu Şikayetçi Oldu, Aile Perişan
Altınların belirtilen adrese ulaşmaması ve kuryeye ulaşılamaması üzerine durumdan şüphelenen iş yeri sahibi, vakit kaybetmeden polis ekiplerine durumu bildirdi ve resmi şikayette bulundu.
Polis birimleri, olayın aydınlatılması için kapsamlı bir soruşturma başlattı. Bu süreçte, Deniz Beşli’nin ailesinin endişeli bekleyişi de devam ediyor.
Oğullarının can güvenliğinden endişe duyduğunu belirten anne ve baba, dört gündür kendilerine ulaşmayan oğullarının başına olumsuz bir durum gelmiş olabileceğinden şüpheleniyor.
Baba: “Oğlum Kaçırılmış Olabilir”
Baba Ramazan Beşli, oğlunun kaçırılmış olabileceği ihtimali üzerinde durduğunu dile getirdi. “Üzerinde yüksek meblağda para olması nedeniyle biz kaçırıldığını düşünüyoruz. Aklımıza başka bir senaryo gelmiyor,” diyen Beşli, oğlunun kendisine para bulması yönünde baskı yaptığını da aktardı.
Baba Ramazan Beşli, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:
“- Bana, ‘2 milyon lira civarında bir para bulacaksın’ diye baskı yaptı. Kafasına silah dayandığını söyledi, ancak kimlerin yaptığını detaylı olarak anlatamadı. Karakola götürmek istedim, götüremedim. ‘Tek başına gitmek istemiyorsan taksi çağırıp beraber gidelim’ dedim, ancak yine ikna edemedim ve götüremedim.
– Asıl sıkıntı burada yaşandı. Keşke bize kimlerin veya neyin söz konusu olduğunu net bir şekilde anlatsaydı da biz de ona göre emniyet güçlerimize bilgi verebilseydik.”



