Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okul saldırılarının nedenlerini araştırmak amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu son toplantısını gerçekleştirdi. Çocuk Haklarından sorumlu kamu denetçisi Dr. Fatma Benli Yalçın’ın “çocuklarda dip dalga geliyor” şeklindeki tespiti, komisyonda dikkat çeken önemli bir nokta oldu.
Çocukların Karakterini Şekillendiren Etkenler ve Talep Ettikleri
AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt başkanlığında toplanan TBMM Şanlıurfa ve Kahramanmaraş Okul Olaylarını ve Dijital Risklerini Araştırma Komisyonu, çocukların gelişimini etkileyen faktörleri masaya yatırdı. Milletvekili Beyazıt, aile, okul, sokak, medya ve dijital platformlardaki davranışların çocukların karakterini ve hayata bakışını şekillendirdiğini vurguladı. Hükümlü ve tutuklu çocuklara yöneltilen “Şiddetin önlenmesi ve suçun azaltılması için neler yapılmalıdır?” sorusuna verilen cevapların dikkat çekici olduğunu belirtti. Araştırmaya göre, hükümlü ve tutuklu çocukların şu oranlarda iyileşme talep ettiği ortaya çıktı: %94’ü yardımseverlik ve fedakarlık duygularının geliştirilmesini, %93’ü acıma ve merhamet duygularının güçlendirilmesini, %92’si dürüstlük ve verilen sözün tutulmasının özendirilmesini, %91’i başkalarının haklarına saygının öğretilmesini ve %84’ü ise kısa yoldan zengin olma anlayışından vazgeçilmesini istiyor. Beyazıt, bu rakamların, çocukların yalnızca öğütlerle değil, gördükleri davranışlarla da yetiștiğini gösterdiğini ifade etti. Aile içinde, okulda, sokakta, televizyonda ve özellikle dijital mecralarda maruz kaldıkları her tutumun, onların kişilik gelişimini ve davranışlarını doğrudan etkilediğini sözlerine ekledi. Çocukların sanal dünya yerine gerçek hayatta daha fazla yer alması gerektiğini belirten Beyazıt, dijital dünyanın kontrolsüz alanlarının çocukları riske attığını da sözlerine ekledi.
Mevzuat ve Uygulamaların Yetersizliği Uyarısı
Kamu Denetçisi Fatma Benli Yalçın, komisyona sunduğu 7 sayfalık tespit ve önerilerle ilgili milletvekillerini bilgilendirdi. Yalçın, 7 ay süren çalışmalarında 15 okul ziyareti gerçekleştirdiğini, 3 bin 300’den fazla çocuğun görüşüne başvurduğunu ve 9 ilde il emniyet müdürleri, il jandarma komutanları ve konukevinde kalan çocuklarla görüştüğünü aktardı. Mevcut mevzuat ve uygulamaların bu mücadeleyi çözmek için yetersiz kaldığını belirten Yalçın, kadın ve çocuğa karşı şiddeti kesin olarak yasaklayan bir yasanın çıkarılması gerektiğini vurguladı. Bu yasanın çıkarılmadığı her gün Türkiye’de “Amerikanvari olayların” yaşanma riskinin devam ettiğini söyledi. “Dünle aynı ortam içerisinde değiliz. O yüzden bugün elimizdeki mevzuat ve elimizdeki uygulama bizim için yeterli değil” diyen Yalçın, acil bir şekilde çocuk üzerine odaklanılması gerektiğini çünkü “çocukta dip dalga geliyor” uyarısında bulundu.
Şiddetin Kanıksanması ve Dijital Dünyanın Etkileri
Yalçın, okullarda yangın söndürme malzemeleri olarak bulunan kova, kazma ve kürek gibi araçların artık şiddetin kanıksanması nedeniyle ortama konulamayacağını belirtti. Akran zorbalığının arttığına dikkat çeken Yalçın, “10 yaşındaki çocuk sınıfına gelen birilerine, ‘Siz mafya mısınız, bu kadar paranız mı var?’ diye düşünüyorsa demek ki bu televizyonda var olan dizilerin sosyal medyadaki yansımalarının çocuktaki karşılığı bu” şeklinde konuştu. Uzmanlarına çocukların, “İşte, siz çocuk haklarından bahsediyorsunuz, bize müracaat edeceğimizi söylüyorsunuz ama Ahmet Minguzzi ile Atlas çocuk değil miydi?” gibi sorular sorduğunu aktaran Yalçın, bir başka çocuğun ise “Ben kaçırılırsam size müracaat edebilir miyim?” sorusunu yönelttiğini paylaştı. Yalçın, genellikle 10-12 yaş aralığındaki çocuklarla daha akılcı bir iletişim kurulabildiğini, 15 yaşındaki bir çocuğun yaşamını değiştirmesinin beklenemeyeceğini ancak 10-12 yaş aralığındaki bir çocuğun “Ahmet Minguzzi’yi bilmemesi, ‘mafya’ ifadesini bilmemesi gerekir” dedi.
Tekrarlanan Suçlar ve Ailelerin Tavrı
Cezaevlerinde 4 bin 505 çocuğun bulunduğunu, tutuksuz yargılama oranının %95 olduğunu ve tekil suça sürüklenen çocuk sayısının 330 bin 496 olduğunu vurgulayan Yalçın, “Ayrıca diğer çocukların karıştığı suçların sayısı sadece bir senede 683 bin 823. Bu çok ciddi bir rakam” dedi. Çocukların cezaevinden çıktıktan sonra 2-3 sene içinde tekrar girme oranlarının yaklaşık %80 olduğunu belirtti. Başvurulardan hareketle, günümüzde hiçbir ebeveynin çocuğuna toz kondurmadığı bir dönemden geçildiğini gözlemlediğini ifade eden Yalçın, “Çocuk okula bıçakla geliyor, bana müracaat eden öğretmen ebeveyn diyor ki, ‘Yerli malı haftasıydı.’ Yani dolayısıyla bir anne babaya, ‘Senin çocuğunun psikiyatrik problemleri var, kendi iyiliği için tedavi olması gerekiyor’ denildiğinde ebeveynler bunu yapmak istemiyor” diye konuştu.
Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurulu 2’inci Başkanı Muhammet Ecevit Carti, çocukların bulunduğu merkezlerdeki uzman kapasitesinin güçlendirilmesi ve sosyal gelişimi destekleyen faaliyetlerin çeşitlendirilmesi yönünde bir öneride bulundu. Kişisel Verileri Koruma Kurumu Başkan Yardımcısı Dr. Cihan Kanlıgöz ise sosyal medya platformları tarafından suça teşvik, zorbalık, intihar ve şiddet içeren konularda çocuklar için özel koruma mekanizmalarının geliştirilmesi gerekliliğini dile getirdi.



