Yapay zeka sistemlerinin insan denetiminden çıkabileceği yönündeki güvenlik kaygıları sıkça dile getirilirken, ABD merkezli teknoloji devlerinin bu teknolojiyi yavaşlatma taleplerinin arkasında pazar hegemonyasını koruma arzusunun yattığına dair şüpheler güçleniyor.
Sektörel Hegemonya ve Rekabet Baskısı
Uzmanlar, yavaşlama çağrılarının sektör liderleri tarafından yapılmasını, rakiplerin gelişim hızını keserek mevcut pazar hakimiyetini güvence altına alma stratejisi olarak değerlendiriyor. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) 24 Haziran tarihli analizinde, altyapı ve veri kaynaklarındaki yoğunlaşmanın piyasa gücünü pekiştirdiği vurgulanıyor. Eleştirmenler, bu durumun yeni oyuncuların pazara girişini zorlaştıran bir “yumuşak kartel” işlevi görebileceği uyarısında bulunuyor.
Ekonomik Veriler ve Yatırım Kaygıları
- Goldman Sachs raporuna göre, yapay zeka yatırımlarının 2026’da küresel çapta 1 trilyon doları, ABD özelinde ise 581 milyar doları aşması bekleniyor.
- Wharton İşletme Okulu’nun 1 Eylül tarihli verilerine göre, büyük şirketlerin altyapı yatırımları 2027’de 1 trilyon dolar barajını geçebilir.
- ABD Kongre Araştırma Servisi’nin 28 Eylül raporunda, yavaşlama düzenlemelerinin sermaye harcamalarını kısarak karlılığı artırma amacı taşıyabileceği belirtiliyor.
Güvenlik mi, Stratejik Fren mi?
Pek çok analist, güvenlik standartlarının kim tarafından belirleneceğinin stratejik bir öneme sahip olduğunu savunuyor. Doç. Dr. Aashis Luitel ve Doç. Dr. Nikhil Naren gibi isimler, güvenlik söyleminin ticari çıkarlardan bağımsız düşünülemeyeceğini belirtiyor. Michael Burry ise bu çağrıların, yüksek büyüme beklentilerinin zorlaştığı bir ortamda şirketlerin kendi çıkarlarına hizmet ettiğini ifade ediyor. Ayrıca, Ray Dalio ve Sam Altman gibi isimler sektörde bir “balon” oluşumu riskine dikkat çekerek, aşırı iyimser yatırım ortamının bir sıfırlanmaya yol açabileceği konusunda uyarıyor.
