1. Haberler
  2. Siyaset
  3. Anayasa Mahkemesi’nden Süresiz Nafaka Kararı

Anayasa Mahkemesi’nden Süresiz Nafaka Kararı

AYM süresiz nafaka uygulamasını iptal etti. Yüksek Mahkeme, Meclis'e hakkaniyete uygun yeni bir düzenleme yapması için 9 aylık süre tanıdı.

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Anayasa Mahkemesi (AYM), boşanan eşlere yönelik süresiz nafaka ödenmesi uygulamasını oy çokluğuyla sonlandırdı. Bu önemli kararın ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) yeni düzenlemeler yapması için 9 aylık bir süre tanındı.

Süresiz Nafaka Düzenlemesi Yüksek Mahkeme Tarafından İptal Edildi

AYM’nin gündemine gelen konu, Antalya 12. Aile Mahkemesi’nin Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinin ilk fıkrasındaki “süresiz olarak” ifadesinin iptalini talep etmesi üzerine şekillendi. Bu madde, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek tarafın, kusuru daha ağır olmamak şartıyla, malî gücü oranında diğer eşten süresiz nafaka talep edebilmesini öngörüyordu. Nafaka yükümlüsünün kusurunun aranmayacağı da bu düzenlemede belirtilmişti.

Bu mesele, uzun zamandır hem kamuoyunun hem de siyasetin önemli gündem maddelerinden biri olarak yer alıyordu. En son olarak Adalet Bakanı Akın Gürlek, boşanma davalarının kimi zaman 10 yıl gibi uzun sürmesi nedeniyle nafaka ödeyen kişilerin yeni bir hayat kurmakta zorlandığına dikkat çekerek, bu sorunun çözüleceğini ifade etmişti.

Yüksek Mahkeme, bu çerçevede yaptığı toplantıda başvuruyu karara bağlayarak süresiz nafaka uygulamasını iptal etti ve TBMM’ye yeni bir yasal düzenleme için 9 aylık bir süre tanıdı.

Bakan Gürlek’ten Açıklama: Denge ve Adalet Vurgusu

Kararın açıklanmasının ardından sosyal medya üzerinden bir paylaşımda bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, boşanma sonrası süreçlerde hem tarafların haklarını koruyacak hem de toplumsal huzuru ve aile kurumunun saygınlığını zedelemeyecek, dengeli ve adil bir model oluşturmanın öncelikli gündem maddelerinden biri olduğunu belirtti.

Bakan Gürlek, Anayasa Mahkemesi’nin Türk Medeni Kanunu’ndaki “süresiz nafaka” düzenlemesine ilişkin aldığı iptal kararını, adalet ve hakkaniyet ilkeleri açısından son derece değerli bulduklarını ifade etti. AYM’nin tanıdığı yasal süreyi göz önünde bulundurarak, bir tarafı ömür boyu haksız bir yükümlülük altında mağdur etmeyecek, hakkaniyete uygun yeni yasal düzenlemenin yüce Meclis’in takdirine sunulacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Türkiye Yüzyılı’nı adaletin ve toplumsal huzurun yüzyılı kılmak amacıyla reform adımlarının kararlılıkla sürdürüleceğini de sözlerine ekledi.

Mevcut Kanunda Nafaka Nasıl Tanımlanıyor?

Türkiye’de farklı amaçlara hizmet eden çeşitli nafaka türleri bulunuyor. Bunlar arasında eşler için ödenen nafaka, çocukların yetişkinliğe kadar olan süreci için belirlenen nafaka ve diğer aile bireyleri için talep edilen yardım nafakası yer alıyor.

Boşanma süreci devam ederken, ekonomik açıdan dezavantajlı durumda olan tarafın ve çocukların mağduriyetini önlemek amacıyla geçici bir tedbir nafakası da uygulanabiliyor. Bu tür nafaka, boşanmanın kesinleşmesiyle sona eriyor. Eğer eş çalışmıyorsa, çocuğun bakımını üstlenmişse ve diğer eşe göre gelir durumu önemli ölçüde düşükse, dava süresince tedbir nafakası öngörülebiliyor.

Türkiye’de en çok tartışılan nafaka türü ise eşe ödenen yoksulluk nafakasıdır. Bu nafakanın şartlarının oluşması için, nafaka talep eden eşin boşanma neticesinde yoksulluğa düşecek olması, boşanmadaki kusurunun diğer eşe göre daha az olması ve diğer eşin nafaka ödeme gücünün bulunması gerekmektedir. Mevcut kanunlarda bu nafaka türü için belirli bir zaman sınırı bulunmamaktadır.

Ancak bu durum, yoksulluk nafakasının her koşulda ve ömür boyu devam edeceği anlamına gelmiyor. Örneğin, nafaka alan kişinin yeniden evlenmesi halinde yoksulluk nafakası kendiliğinden sona erer. Ayrıca mahkeme kararıyla; fiilen evli gibi yaşama, yoksulluğun ortadan kalkması, düzenli gelir elde edilmesi, haysiyetsiz yaşam iddiasının kanıtlanması ve nafaka yükümlüsünün ödeme gücünü kaybetmesi gibi durumlarda nafaka sonlandırılabilir.

İştirak nafakası (çocuk nafakası) ise, velayeti alan ebeveyne çocuğun yetişkinliğe ulaşana kadar ödenir. Bu nafaka türü genellikle annede kalan çocuğun bakım, eğitim, sağlık ve yaşam giderlerine katkıda bulunma amacını taşır. Genellikle çocuk 18 yaşına gelene kadar sürer ve sonrasında eğitimine devam ediyorsa yardım nafakası gündeme gelebilir.

Taslak Düzenlemede Öngörülenler

AK Parti’nin üzerinde çalıştığı taslakta, evlilik süresinin nafaka ödeme süresini belirlemesi öngörülüyor. Buna göre, 3 yıl evli kalanlara 5 yıl, 5 yıl evli kalanlara 7 yıl ve 10 yıl evli kalanlara ise 12 yıl süreyle nafaka ödenmesi planlanıyor. Bu sürenin tamamlanmasının ardından nafaka yükümlülüğünün sona ermesi hedefleniyor.

Nafakanın kesilmesi durumunda maddi zorluk yaşayabilecek bireyler için sosyal yardım mekanizmalarının devreye alınması düşünülüyor. Devlet destekleriyle oluşabilecek mağduriyetlerin giderilmesi amaçlanıyor.

Ayrıca, çekişmeli boşanma davalarının azaltılması da düzenlemenin hedefleri arasında yer alıyor. Davaların uzamasına neden olan unsurların ayrı davalar olarak ele alınması ve süreçlerin daha hızlı sonuçlandırılması planlanıyor.

Avukat Mustafa Tırtır’dan Değerlendirme

Avukat Mustafa Tırtır, konuyla ilgili değerlendirmesinde, uzun süredir süresiz nafaka uygulamasının adalet ve hakkaniyet ilkelerine aykırı olduğuna dair tartışmaların var olduğunu belirtti. Kararın yerinde olduğunu vurgulayan Tırtır, her olayın kendi özelinde değerlendirilmesi gerektiğini ve “süresiz” nafaka kararının her davada verildiğini ifade etti.

Aile mahkemesinde görülen bir davada hakimin anayasaya aykırılık gerekçesiyle konuyu AYM’ye taşıdığını hatırlatan Tırtır, esas işin bundan sonra TBMM’de olduğunu söyledi. Meclis’in uygulaması kolay bir düzenleme hazırlaması durumunda bunun yerinde olacağını düşündüğünü belirten Tırtır, kadının maddi durumunun iyi olmaması halinde yine “süresiz” nafaka kararı verilebileceği yönündeki görüşünü de dile getirdi.

2012 Yılında Benzer Başvuru Reddedilmişti

Daha önce benzer bir başvuru 2012 yılında Kestel Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yapılmıştı. O dönemde anayasanın 2., 10. ve 40. maddelerine aykırılık iddiasıyla gündeme gelen “süresiz nafaka” düzenlemesinin iptali talebi AYM tarafından reddedilmişti. Gerekçede, yoksulluğa düşen eşi koruma amacı taşıyan bu düzenlemenin sosyal hukuk devleti ilkesinin bir gereği olduğu belirtilmişti.

Aynı düzenlemedeki “süresiz olarak” ibaresi, 2015 yılında Ankara 5. Aile Mahkemesi tarafından tekrar AYM önüne getirilmişti. Ancak AYM, Resmi Gazete’de yayımlanmasından itibaren 10 yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasa’ya aykırılığı iddiasıyla itiraz yoluna başvurulamayacağı gerekçesiyle bu talebi de değerlendirmemişti.

Anayasa Mahkemesi’nden Süresiz Nafaka Kararı
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Sabah Bülteni 12 Şubat 2026 sabah Haber Bülteni
Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Habere Dair Soru Sor

Habere Dair Soru Sor

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir