İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Türkiye’yi terör belasından kurtarma hedefinin güvenlikten hiçbir şekilde taviz verilmesi anlamına gelmediğini vurgulayarak, “Kamu düzenimizi ve güvenliğimizi tehdit edecek hiçbir duruma ve zorluğa müsamaha göstermeyeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Erzurum’da Önemli Açıklamalar
Bakan Çiftçi, Erzurum’da Hizmet İçi Eğitim Merkezi’nde düzenlenen “Kaymakamlara Yönelik Hizmet İçi Eğitim Semineri”nde katılımcılara seslendi. Konuşmasında, 40 yılı aşkın bir süredir mücadelesi verilen bölücü terör örgütü ve uzantılarının, ülkenin geleceğini karartmaya çalıştığına dikkat çekti.
Terörle Mücadelede Kararlılık Vurgusu
Çiftçi, devletin yurt içinde ve dışında sürdürdüğü kararlı operasyonlar sayesinde terör örgütünün zayıflama noktasına getirildiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde başlatılan “terörsüz Türkiye” sürecinin, bu sorunun tamamen ortadan kaldırılması açısından tarihi bir öneme sahip olduğunu söyledi. Bakan, bu vizyonun, milletin huzur ve güvenliğini en üstte tutarak, “büyük ve güçlü Türkiye” idealine ulaşma yolunda atılmış stratejik bir adım olduğunu vurguladı. Binlerce yıllık devlet geleneğiyle atılan her adımın önemini belirten Çiftçi, “Terörsüz Türkiye hedefi güvenlikten taviz anlamına gelmez. Kamu düzeni ve güvenliğimize tehdit oluşturacak hiçbir duruma ve sınamaya izin veremeyiz.” şeklinde konuştu. Bu çerçevede, mülki idare amirlerine, huzur ve güvenliği daha da pekiştirmek için her zamankinden daha fazla çalışıp gayret göstermeleri çağrısında bulundu.
Radikalleşmeyle Mücadele
Seminerde ele alınan diğer önemli konulardan birinin radikalleşmeyle mücadele olduğunu belirten Çiftçi, radikalleşmenin bir anda ortaya çıkmadığını, aile içi sorunlar, dışlanmışlık hissi, aidiyet arayışı, yalnızlık, ekonomik zorluklar ve dezenformasyon gibi çeşitli faktörlerin etkisiyle zamanla gelişen bir durum olduğunu açıkladı. Bu sorunun hassasiyetle ele alınması gerektiğini ifade etti.
Uyuşturucu ve Organize Suçlarla Mücadele
Bakan Çiftçi, uyuşturucu ve organize suçlarla mücadelenin yeni güvenlik stratejilerinin en kritik alanlarından biri olduğuna işaret ederek, uyuşturucu ticareti ve organize suç faaliyetlerinin, bireyleri, aileleri, toplumu, kamu güvenliğini ve devlet otoritesini hedef alan çağın vebası olduğunu dile getirdi.
“Öngörülen Güvenlik Anlayışı”
Yeni nesil organize suç örgütlerinin teknolojik imkanları kullanarak uluslararası bağlantılar kuran ve farklı suç alanlarında faaliyet gösteren hibrit yapılar haline geldiğini kaydeden Çiftçi, bu yapıların uyuşturucu gelirleri, kara para aklama, silah kaçakçılığı, düzensiz göç, dijital suçlar ve terör finansmanı gibi alanları da besleyebildiğini belirtti. Bu tehdidin en hassas hedef kitlesinin ise çocuklar ve gençler olduğunu vurguladı. Dijital platformlar, çevrim içi oyun ağları ve sosyal medyanın, suç örgütlerinin etki alanına girmeleri için ciddi riskler taşıdığını ifade etti. Bu nedenle, operasyonel mücadelenin yanı sıra önleyici bir güvenlik anlayışıyla hareket etmenin gerekliliğini vurguladı. Yeni güvenlik yaklaşımının, olayın gerçekleşmesini beklemek yerine, riski önceden tespit eden, suçu oluşmadan engelleyen, verileri analiz eden ve sahadaki koordinasyonu güçlendiren bir yapıya dayandığını söyledi. Mülki idare amirlerinden, yerel düzeydeki risk alanlarını doğru analiz etmeleri, kurumlar arası işbirliğini sağlamaları ve aile, eğitim, sosyal hizmetler ile güvenlik birimlerini aynı platformda buluşturmaları beklentisini dile getirdi. Uyuşturucu yüzünden tek bir insanın bile kaybedilmesine tahammülümüz olmadığını belirtti.
Sahipsiz Sokak Hayvanları Konusu
Bakan Çiftçi, sahipsiz sokak hayvanları meselesinin, kamu düzeni, halk sağlığı ve toplumsal huzur açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Sokak hayvanlarının kontrolsüz artışının, insan hayatı başta olmak üzere trafik kazaları, bulaşıcı hastalıklar, doğal dengeyi bozma, kamusal alanda huzursuzluk ve güvensizlik gibi pek çok soruna yol açtığını belirtti.
Çiftçi, şehirlerde önemli bir sorun yumağı haline gelen bu konuda büyük ilerleme kaydedildiğini söyledi. “Merhamet, huzur ve güvenlik arasında bir denge kurarak bu meseleyi ülkemizin gündeminden çıkaracağız.” diyen Çiftçi, yaralı bir kuş için vakıf kurmuş bir medeniyetin mensupları olduklarını hatırlattı. Yaratılan her canlının bir görevi ve doğal denge içinde bir yeri olduğunun bilincinden hareketle, “Allah’ın dilsiz kulları”ndan da sorumlu olduklarını ifade etti. Bu sorumluluk bilinciyle Bakanlık tarafından bu alanda önemli bir çalışma ve seferberlik başlatıldığını; sahipsiz sokak hayvanlarının toplanması, aşılanması, kısırlaştırılması, hayvan barınaklarının kapasitesinin artırılması ve yerel yönetimlerle koordinasyon gibi pek çok adım atıldığını paylaştı. Ancak sorunun tamamen çözülmediğini, bu alandaki çalışmaların sürdürülmesi ve mülki idare amirlerinin konuyu yakından takip edip belediyeleri ve ilgili kurumları harekete geçirmesinin önemini vurguladı.
Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele
Mustafa Çiftçi, kadına yönelik şiddetle mücadelenin, devlet ve vatandaş ilişkisinin sahadaki en önemli güven testlerinden biri olduğunu belirtti.
Kadına yönelik şiddetin, aile kurumuna, toplumsal huzura ve milletin geleceğine yönelik ciddi bir tehdit olduğunu vurgulayan Çiftçi, şu bilgileri paylaştı:
“Bizim inanç dünyamızda kadın, Allah’ın emanetidir. Medeniyet anlayışımızda kadın, ailenin, toplumun ve hayatın merkezindedir; hatta kurucusudur. 6284 sayılı Kanun, kadınların korunması ve şiddetin önlenmesi açısından hayati bir yasal araçtır. Bu kanunun sahadaki etkinliğini güçlendirmede mülki idare amirlerinin takibi ve yaklaşımı büyük önem taşımaktadır. Mülki amirlerimiz, ihbar veya şikayet üzerine koruyucu tedbir kararları alabilmekte ve gerektiğinde bu tedbirlerin süratle uygulanmasını sağlayabilmektedir. Bu yetkinin zamanında ve etkin kullanılması, birçok olumsuz olayın önlenmesi açısından büyük ehemmiyet taşımaktadır. Kadına Destek Uygulaması (KADES), sadece teknolojik bir araç değildir; buraya gelen her ihbar, potansiyel bir şiddet olayının engellenmesi için devlete uzanan bir yardım çağrısıdır.”



