Gazze Şeridi’nde kanser hastaları ve çocuklar dahil yaklaşık 20 ila 22 bin ağır hasta ve yaralı, hayati önem taşıyan tedaviye erişebilmek için sınır kapılarının açılmasını bekliyor.
Sınır geçişleri neden durma noktasında?
İsrail’in güvenlik gerekçeleri, katı kota uygulamaları ve askeri mülahazalarla kapıları sıkça kapatması, tıbbi tahliye süreçlerini neredeyse imkansız hale getirdi. Dini bayramlar gibi dönemlerde yapılan tamamen kapatmalar, hastaların tedaviye erişimini daha da zorlaştırıyor. Gazze’deki hastanelerin büyük çoğunluğunun üç yıllık saldırılar neticesinde hizmet veremez hale gelmesi ve ilaç stoklarının tükenmesi, hastaların yurt dışına çıkışını tek kurtuluş yolu kılıyor.
Ateşkes beklentileri karşılamadı
Sağlık Bakanlığı verileri, 2 Şubat-2 Eylül 2026 tarihleri arasında sadece 2 bin 480 hastanın tahliye edilebildiğini gösteriyor. Bu durum, günlük ortalama 12 kişinin çıkış yapabildiği anlamına gelirken, ateşkesle taahhüt edilen 100 kişilik günlük kapasitenin çok gerisinde kalıyor. Şifa Hastanesi Müdürü Muhammed Ebu Silmiyye, 10 Ekim 2025’ten bu yana 1344’ten fazla hastanın tedavi beklerken yaşamını yitirdiğini açıkladı.
Sağlık sisteminde yaşanan kriz
- Haftalık çıkış günleri 3 güne indirilerek tahliye süreci yavaşlatıldı.
- Sınır geçişlerinin kısıtlanması, hayati tehlikeyi her geçen gün büyütüyor.
- İlaç ve tıbbi ekipman tedarikindeki engeller, “sessiz bir kırım” olarak nitelendiriliyor.
- 3 yıllık çatışmalar sonucunda toplam can kaybı 74 bin 245’e, yaralı sayısı ise 175 bin 267’ye ulaştı.
Ebu Silmiyye, uluslararası topluma ve arabuluculara İsrail üzerinde baskı kurmaları çağrısında bulunarak, insanların yaşam hakkının her şeyden önce gelmesi gerektiğini vurguladı.
