İstanbul Anadolu Adliyesi’nde görülen bir davada, odasında hakim Aslı Kahraman’ı silahla yaralayan tutuklu savcı Muhammed Çağatay Kılıçaslan, duruşma sırasındaki tavırlarıyla dikkat çekti. Kılıçaslan, karşı tarafın savcısına yönelik, “Savcı bu işi bilmiyor.”, “Bu savcıyı susturur musunuz?” gibi sözler sarf etti. Mahkeme başkanı bu duruma müdahale ederek, “Savcıları eleştirdin, müştekiyi eleştirdin, artık savunma yap.” şeklinde çıkıştı.
Olayın Arka Planı
İstanbul Anadolu Adliyesi’nde görevli Cumhuriyet Savcısı Muhammed Çağatay Kılıçaslan, 13 Ocak tarihinde görev yaptığı 23. Ceza Dairesi Hakimi Aslı Kahraman’ı odasında silahla ateş ederek yaralamıştı. Olay sırasında savcı Kılıçaslan’ın ikinci kez ateş etmek istemesi üzerine, odada bulunan Maltepe Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü çaycı Yakup K. müdahale ederek olası bir felaketi önledi. Hakim Kahraman ise yaralı olarak kurtuldu.
Savcı Kılıçaslan Hakkında Talep Edilen Ceza
Savcı Kılıçaslan hakkında hazırlanan iddianamede, “kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs”, “cebir ve tehdit kullanmak suretiyle iş yeri dokunulmazlığını ihlal”, “silahla ve zincirleme şekilde tehdit”, “kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek” ve “ısrarlı takip” suçlamalarıyla dava açıldı. Savcılık, sanığın bu suçlardan dolayı 20 yıl 2 aydan 42 yıl 3 aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etti.
Duruşmadaki Gergin Anlar
Duruşmada esasa ilişkin mütalaasını açıklayan savcılık, sanık Kılıçaslan için “kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs”, “cebir ve tehdit kullanmak suretiyle iş yeri dokunulmazlığını ihlal”, “silahla ve zincirleme şekilde tehdit”, “kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek” ve “ısrarlı takip” suçlarından, 20 yıldan 42 yıla kadar hapis cezası istedi.
Sanık Savcının Meslektaşlarına Yönelik Eleştirileri
Sanık kürsüsünde bulunan Kılıçaslan, duruşma savcısının mütalaasını eleştirerek, “Tutuklu bir dosyada iki buçuk ay sonrasına duruşma günü verildi ve ara celsede savcı beyin mütalaasını sunması istendi. Duruşmaya iki gün kala; ben hiç duruşma savcılığı yapmadım, soruşturma savcılığı yaptım ancak duruşma savcısı, 68 gün sonra iddianameyi önümüze kopyala-yapıştır şekilde koydu” ifadelerini kullandı. Kılıçaslan, “Belli ki savcı bu işi çok bilmiyor, işten bihaber. Sevgili babam 30 yıl bu mesleğe hizmet etti. Yani müsnet suçtan yargılanmamı anlamıyorum. Herkesin huzurunda çelişkiler, yalanlar var. İlk celseden sonra tutuklu yargılanmama gerek yoktu” diyerek sözlerini sürdürdü.
Mahkeme Başkanının Tepkisi
Duruşma savcısı tarafından “Bakın size bir şey söylemiyorum ama şahsıma yönelik bir şey söylemeyin” şeklinde uyarılan sanık savcı Kılıçaslan, “Rica ediyorum, bu savcıyı susturur musunuz?” dedi. Bu sözler üzerine duruşmada kısa süreli bir gerginlik yaşandı. Mahkeme başkanı, sanığın esasa ilişkin mütalaaya karşı savunma yapmak yerine farklı konulara girmesi üzerine tepki göstererek, “45 dakikadır savunma yapıyorsun, duruşma savcısını eleştirdin, kovuşturma savcısını eleştirdin, müştekiyi eleştirdin, herkesi eleştirdin. Artık mütalaaya karşı savunma yap” şeklinde talimat verdi.
Sanık Kılıçaslan’ın Ek Açıklamaları
Sanık Kılıçaslan, yalnızca o gün silah taşıdığı iddialarına da tepki göstererek, “Sorun arkadaşlarıma; ben her zaman silah taşıyorum. Hayret bir şey. Ben liyakatsız derken inanın çok hafif söylüyorum. Bu kadar gaddarca muameleye maruz kalan saldırır, ben saldırmıyorum. Savcı Bey, ‘şüpheden sanık yararlanır’ bu size bir şey çağrıştırıyor mu? Şüpheden sanık yararlanır’ın adeta üstünde tepiniyor” dedi. Kılıçaslan, “Savcı Bey’in hukukla hiçbir ilgisi yok, hukuku çiğniyor. İnanamıyorum, ben Cumhuriyet savcılığı mı yaptım? Bu arkadaş başka bir meslekten geliyor herhalde. Ama ben bunu neden yaptığını biliyorum; ilgisizlikten ve korkusundan. Korku en büyük hastalıktır. Şu mütalaayla toplumun zekasıyla alay ediyor ve toplumun zekasını düşürüyor.” şeklinde konuştu. Ayrıca, “Tamam, medyadan korktunuz, sosyal medyadaki 18 yaşındaki ergenlerden korktunuz ama başka bir mütalaa verebilirdiniz. Savcı, 68 günde kopyala-yapıştır yapmayı becerebilmiş. Dosyada benim kullanımımda olup olmadığı belli olmayan bir mail adresi var. Ben iki sene aile içi şiddet ve kadına şiddet bürosunda görev yaptım.” ifadelerini kullandı. “En çok karşılaştığımız suç, kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek. Yani bu inanılmaz bir şey. Buraya da direkt kopyala-yapıştır yapılmış. Nasıl verileri ele geçirmişim? İsteyin bakanlıktan, isteyin jandarmadan. Ben bunları nereden ele geçirmişim? Savcı iyi ki duruşma savcısıymış, soruşturma savcısı olsaymış yazık bu millete, vatana” diyerek sözlerini tamamladı.



